Arka BahÇe Forumu  

Geri Dön   Arka BahÇe Forumu > Nadas Alanı > Müştemilat > Tebessüm
Kullanıcı ismi
Şifreniz
Kayıt ol SSS Üye Listesi Takvim Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et


Konu Bilgileri
Konu Başlığı
Teşekkür EDERİZ.. :)
Konudaki Cevap Sayısı
2
Şuan Bu Konuyu Görüntüleyenler
 
Görüntülenme Sayısı
4162

Cevapla
 
Konu Seçenekleri Bu Konuda Ara Modları Göster
  #1  
Eski 11-11-2010, 22:53
salacak salacak bağlı değil
.
 
Üyelik Tarihi: Mar 2006
Mesajlar/Teşekkür sayısı: 94/223
56 Mesaj ına 160 Kere teşekkür edildi
Tanımlı Teşekkür EDERİZ.. :)

İsrailli işadamından doğduğu Çorlu'ya okul

Mehmet YİRUN/ÇORLU (Tekirdağ), (DHA) 11 Kasım 2010



1939 Aralık ayının son günlerinde Türkiye Erzincan'dan gelen deprem haberiyle sarsıldı. Tüm yurt yardım için seferber oldu. Çorlu'da da ilkokul öğrencileri kendi aralarında yardım kampanyası başlattı. Her öğrenci Erzincan'ın yaralarını sarmak için 10 kuruş verdi. İlkokul öğrencisi İsak’ın ise hiç parası yoktu. Yardım yapamadı. Onun yerine bir kız arkadaşı 10 kuruş verdi. İsak o 10 kuruşu ve Çorlu’yu hiç unutmadı. 80 yaşında Çorlu’ya dev bir eğitim tesisi kazandırdı.


YARDIMSEVER İŞADAMINDAN ÇORLU'YA OKUL / FOTO GALERİ

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, İsrailli işadamı, 80 yaşındaki İsak Pinhas tarafından yaptırılan 32 derslikli ‘Furtuni ve İshak Pinhas İlköğretim Okulu'nun açılışını yaptı.

Yahudi bir ailenin oğlu olan ve Çorlu'da dünyaya gelen İsak Pinhas, Çorlu'da ilkokul 3'üncü sınıf öğrencisi olduğu sırada, 1939 yılında Erzincan'da meydana gelen depremde depremzedeler için yardım kampanyası başlatıldı. Parası olmayan Pinhas'a sınıftaki bir kız arkadaşı 10 kuruş verdi. İshak Pinnas arkadaşının yardımını geri ödeme koşuluyla kabul etti. Ancak, borcunu bir türlü ödeyemeyen Pinhas, utancından, hem de çalışmak zorunda kaldığı için okulu bıraktı. 5 yaşındayken babasını kaybeden Pinhas bir kereste atölyesinde çırak olarak çalışmaya başladı. 12 yaşında ailesi ile birlikte İsrail’e göç ederek Furtuni Pinhas ile evlendi. İsrail'de peynircilik yapan ve işi büyütüp tesis kuran İsak Pinhas, aradan geçen yıllara rağmen doğduğu Çorlu’yu unutamadı.

Pinhas tarafından Hürriyet Mahallesi'nde geçen yıl temeli atılan ve 3 milyon TL'ye mal olan 32 derslikli Furtuni ve İsak Pinhas İlköğretim Okulu tamamlandı ve 2010-11 eğitim ve öğretim döneminde hizmete açıldı. Bugün ise okulun resmi açılışına karar verildi. Törene Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, Tekirdağ Valisi Zübeyir Kemelek, İsak ve Furtuni Pinhas, Türkiye Yahudi Cemati Başkanı Sami Herman, haham başı Rav İshak Haleve, İsrail Başkonsolosu Moshe Kamhi, İspanya Başkonsolosu Aurole Perez ve Pishas ailesinin yakınları katıldı.

“GÜZEL İNSANLAR YETİŞECEK”

Okuyamadığını belirten İsak Pinhas, bunun içinde çok sevdiğim Çorlu'ya ve güzel Türkiyemiz'e güzel insanlar yetişecek bir okul yaptırmak istediğini belirterek, “Eşim bana çok destek oldu,onun desteği ile de okulu yaptırdık. Çok mutluyuz” dedi. Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, şunları söyledi:
“Kendisine yapılan iyiliği uzun yıllar boyunca bir gönül borcu olarak taşıyan ve bugün Çorlu’ya 32 derslikli bir okul kazandıran İsak Pinhas ve değerli eşine teşekkür ederim. Hayırsever iş adamımız İsak Pinhas çocukluk yallarında kalma 3 kuruş borcun karşılığını 32 derslik öğretim okulunu kazandırarak yerine getirmiş bulunuyor. Gerçekten de hayatta bazı borçlar vardır ki bunların karşılığı yoktur. Eğitim ailede başlar, okullarımız bu eğitimin yeni bilgi, beceri ve davranışlarla geliştiği ve geleceğe dönük donanımlarımızın oluştuğu mekanlardır. Çocuklarımız, zamanlarının büyük bölümünü geçirdikleri okullarda bilimsel, hem de duyuşsal ve sosyal yönden gelişmiş göstermektedir. Dolayısıyla çocuklarımıza erken yaşta vereceğimiz eğitim ne kadar kaliteli olursa, gelecekleri üzerinde o kadar güzel bir etki bırakmış oluruz. Temel eğitim bireyin ilerideki yaşamında ihtiyacı olacak temel bilgi beceri, tutum ve davranışların kazandırıldığı, dolayısıyla insan hayatına önemli ölçüde etkileyen dönemlerden biridir. Ülkemizi daha gelişmiş ve çağdaş seviyeye yükseltmek için yapmamız gereken tek şey daha çok çalışmaktır.”

Bakan Nimet Çubukçu, “Ne ekerseniz onu biçersiniz” dedikten sonra bilinçli ve sağlam adımlar atılması gerektiğini vurguladı. Çubukçu, şöyle devam etti:
“Eğitimde niteliği artırma adına yaptığımız çalışmalardan biri de ilköğretim kurumları standartları oluşturulmasıdır. İlköğretim kurumları standartları, Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ilköğretim okulları ile ilçe, il ve merkezi düzeyde okulda çocuğa yönelik sunulan her türlü hizmete ilişkin verilere toplanmasına ve gerekli planlamaların yapılmasına kaynak oluşturulacak bir iç denetim öz değerlendirme sistemidir. Bu bağlamda eğitime erişimin yüzde 100 oranında olması için çalışmalarımızı devam ettiriyoruz. Adrese dayılı kayıt sistemi ve e-okul aracılığı ile zorunlu eğitim çağında olup ilköğretime kaydı olmayan çocukları il ve ilçe ölçeğinde belirleyerek net okullaşma oranlarını belirleye bilmekteyiz.”

Konuşmaların ardından açılış kurdelesini Bakan Çubukçu ile açılışa katılan protokol üyeleri birlikte yaptı. Ardından okulu gezen bakan Çubukçu öğrencilerle sohbet etti. Gezinin ardından bakan Çubukçu, Pinhas çifti ve protokol üyeleri okul önünde birlikte hatıra fotoğrafı çektirdi. 400 polis memuru açılış için görev yaparken, açılışın ardından bakan Çubukçu karayolu ile Çorlu’dan ayrıldı ve İstanbul’a gitti.
__________________
yazdıklarım al sat önerisi değildir..
Alıntı ile Cevapla
salacak kullanıcısına teşekkür edenler
account (12-11-2010), chem73 (11-11-2010), dentist (11-11-2010), janus (13-11-2010)
  #2  
Eski 20-11-2010, 09:12
salacak salacak bağlı değil
.
 
Üyelik Tarihi: Mar 2006
Mesajlar/Teşekkür sayısı: 94/223
56 Mesaj ına 160 Kere teşekkür edildi
Tanımlı

Selanik’e Türk anıtı dikeceğim


Yorgo KIRBAKİ 20 Kasım 2010



Tarih okumalıyız. Selanik’te “Elefteria” (Hürriyet) Meydanı’na bu ismi veren Atatürk’tür. Jöntürklerin ihtilali oradan başladı. Yeraltında dört katlı garaj inşa ettireceğim, üstüne de Türklerin ihtilalini simgeleyen bir anıt dikeceğim. Biz nasıl İstanbul’a gidip Ayasofya’da dua ediyorsak, Türkler de dedelerinin yaşadığı topraklara gelip dua edebilmelidir.


YUNANİSTAN’ın Selanik kentinin yeni Belediye Başkanı Yiannis Butaris, yapacağı işlerden birisinin de şehrin merkezinde Türkler için bir anıt dikmek olacağını açıkladı. Selanik’te bir sokağa Atatürk’ün adının verilmesi önerisinin “babası” sayılan Butaris, daha göreve başlamadan (1 Ocak 2011) milliyetçi çevrelere ve kiliseye “hodri meydan” dercesine çarpıcı açıklamalar yaptı. Ponstuslu Rum ve Ermeni intikam anıtlarının bulunduğu Selanik’te yapacağı işleri Elefterotipia Gazetesi’ne anlatan Butaris “Tarih okumalıyız. Selanik’de “Elefteria” (Hürriyet) Meydanı’na bu ismi veren Atatürk’tür. Jöntürklerin ihtilali oradan başladı. Yeraltında dört katlı garaj inşa ettireceğim, üstüne de Türklerin ihtilalini simgeleyen bir anıt dikeceğim” dedi.

Türkler duaya gelsin

Aynı meydanda 2’nci Dünya Savaşı’nda hayatını kaybeden Selanikli Yahudiler için de anıt dikeceğini açıklayan Butaris “Biz nasıl İstanbul’a gidip Ayasofya’da dua ediyorsak, Türkler de dedelerinin yaşadığı topraklara gelip dua edebilmelidir. Anıtı dikersek, en az 300 bin Türk gelecek. Tarihi gerçekleri yok edemeyiz. Bu insanlar burada yaşadı” diye konuştu.

Kilise var cami de olsun

Selanik’e cami de yaptıracağını ilan eden Butaris, “Selanik’te Ermeni kilisesi var, Yahudi sinagogu var, neden cami olmasın? Şehirdeki Müslümanları çağırıp, işte size arsa, caminizi inşa edin diyeceğim” ifadesini kullandı.

Hadi oğlum sen git sakalını tıraş et, parti kur

SEÇİM öncesi ağır hakaretlerle restleştiği aşırı milliyetçi Selanik Metropoliti Anthimos’a açık şekilde cephe açan Butaris, “Anthimos gibilerine söylenecek söz, ‘Hadi oğlum git, sakalını tıraş et de siyasi parti kur’dur. O bulunduğu dini mertebede dünyevi konulara karışmamalıdır” dedi. Görev süresince gerek Anthimos, gerekse Karadeniz kökenli Selanik Bölge Valisi Panayotis Psomiadis ile ilişkilerinin “Merhaba, teşekkür ederim, hoşçakal”dan ibaret olacağını açıklayan Butaris, Selanik Metropoliti ile geçmişte yaşadığı bir anıyı da şöyle anlattı: “Eşim Sofia öldüğünde yakılmasını vasiyet bırakmıştı. Öldüğünde, vasiyetini yerine getirmeden önce Anthimos’dan kilisede bir ayin düzenlenmesini istedim. Kadıncağız okunmadan gitmesin diye. Eşimi köyünde gömeceğiz diye yalan söyleyebilirdim ama yapmadım. Reddetti. Çaresiz eve bir papaz çağırdık ve Sofia için dua okudu.”
__________________
yazdıklarım al sat önerisi değildir..
Alıntı ile Cevapla
salacak kullanıcısına teşekkür edenler
account (21-11-2010), ar_de_ (21-11-2010), dentist (20-11-2010), Master (20-11-2010), neron (21-11-2010)
  #3  
Eski 11-12-2010, 22:00
salacak salacak bağlı değil
.
 
Üyelik Tarihi: Mar 2006
Mesajlar/Teşekkür sayısı: 94/223
56 Mesaj ına 160 Kere teşekkür edildi
Tanımlı

AB'li bakanlardan Türkiye'ye büyük destek

International Herald Tribune 11 Aralık 2010
Avrupa Birliği üyesi 4 ülkenin dışişleri bakanları, dünyanın en önemli yayın organlarından New York Times ve onun Avrupa'da yayın yapan gazetesi International Herald Tribune'e Türkiye'nin AB üyeliğine destek veren bir makale kaleme aldı.


İngiltere Dışişleri Bakanı William Hague, İsveç Dışişleri Bakanı Carl Bildt, İtalya Dışişleri Bakanı Franco Frattini ve Finlandiya Dışişleri Alexander Stubb tarafından kaleme alınan ortak makalenin tam metni:



"Avrupa Birliği’nin (AB) genişlemesi ve temelde Batılı Avrupa Kulubü’den gerçek bir Avrupalı birliğe dönüşmesi, AB’nin en büyük başarı hikayelerinden biri. Ancak Birliğin bütün kıtaya istikrar, demokrasi ve zenginlik getirme odaklı tarihi hedefi henüz tamamlanmış değil.



Pazartesi günü, Brüksel’deki Genel İşler Konseyi’nde, AB’den çalışma arkadaşlarımızla bir araya gelip, genişleme sürecine yönelik görüşlerimizi paylaşacağız ve AB üyeliği yolunda ilerleyen ülkeler üzerine tartışacağız.



Bu, son yıllarda AB bünyesinde içe dönük bir hal almaya başlayan eğilime ve açık bir Avrupa vizyonunu canlandırmaya yönelik önemli bir gelişme.



Ekonomik kriz, Avrupa’nın daha büyük bir dinamizme ihtiyaç duyduğunu gözler önüne serdi. Krizin etkisini üzerimizden atmaya çalışırken, serbest sermaye, ürün, hizmet ve istihdam akışını genişletme fırsatını görmemezlikten gelme gibi bir lüksümüz yok.



Bunun da ötesinde, AB genişlemesi, Avrupa’nın ortak değerleri kuralını güçlendirecek ve kıta genelinde standartlaşmasını sağlayacak bir adım.



Bu, son dönemde AB’den aldığı ilhamla gerçekleştirdiği reformlarla, Avrupa’nın en önemli büyüme motorlarından birine dönüşen Türkiye için de geçerli bir tartışma.



ASIL SORU BAŞKA



Aslında asıl sorulması gereken soru, son 50 yıldır bütünleşmeye öncülük eden Avrupa’nın kendi temel değerlerine arkasını dönüp dönmediğinden çok Türkiye’nin Avrupa’ya sırt çevirip, çevirmediği olmalı.



Bazı çevrelerde, Türkiye’nin AB üyeliğinin yaratacağı sonuçlara yönelik ciddi endişelerin olduğu görülüyor. Bir zamanlar İngiltere’de olduğu gibi büyük ve kendine güvenli bir ulusu AB’ye dahil etme fikri, Birliğin eski üyelerinden ciddi bir muhalefetle karşılanıyor. Benzer karşıt sesler, İsveç ve Finlandiya’nın AB kapısını çaldığı zaman da duyulmuştu.



Endişeler meşru olabilir ancak savunma tarafının da güçlü tezleri var: Yeni üyeler, Avrupa’nın yeniden bir ekonomik dinamizm yakalamasına ve dünyayı ilgilendiren sorunlarda daha fazla söz sahibi olmasına yardımcı olabilir.



Aday ülkeler, liberal reformlar gerçekleştirmeye zorlanarak ve insan haklarına saygı duymaları sağlanarak, Avrupa’nın istikrar ve büyüme hızı artırılabilir.



Düşüncelerimizin altında, Türkiye’yi de hatırlamalı ve bu ülkenin diğerlerinden farklı olarak, Avrupa’nın güvenlik, ticaret, enerji ağları konusundaki çıkarlarını bir adım ileriye götürebileceğini düşünmeliyiz.



Balkanların batısında yaklaşık 15 yıl süren kritik sürecin ardından, artık bölgedeki bütün ülkelerin Avrupa'ya yönelik açık bir bakış açısı var.



Türkiye ise üyelik yolunda yapılması gereken geniş kapsamlı reformların tam ortasında yer alıyor. Son dönemde, İzlanda’nın üyelik görüşmelerini başlatması AB’nin çekiciliğini hala koruduğunu gösteriyor.



TÜRKİYE SINIFINDA TEK
Türkiye sınıfında tek. Dünya sahnesinin önemli bir oyuncusu ve hatırı sayılır bir nüfuza sahip. Ekonomisinin bu yıl yüzde 5’in üzerinde bir büyümeye imza atması bekleniyor. OECD ise, 2050’ye kadar Türkiye’nin Avrupa’nın en büyük ikinci ülkesi olacağını öngörüyor.



Avrupa’daki girişimciler, 40 milyar euro değerinde bir iş kapasitesine sahip ve toplamda 500 bin kişinin üzerinde insana istihdam sağlıyor.



Türk ekonomisi AB’de ihracatçılar ve yatırımcılar için yeni fırsatlar yaratabilir."


*Bu yazı Bildt, Frattini, Hague ve Stubb ortak imzasıyla International Herald Tribune’de “Europe, Look Outward Again” başlığıyla yayımlanan makaleden derlenmiştir.



Planet'i Facebook'ta takip etmek için:
http://www.facebook.com/#!/HurriyetPlanet

Planet'i Twitter'da takip etmek için:
http://twitter.com/HurriyetPlanet
__________________
yazdıklarım al sat önerisi değildir..
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Konu Seçenekleri Bu Konuda Ara
Bu Konuda Ara:

Gelişmiş arama yap
Modları Göster

Yetkileriniz
Yeni konu açabilirsinizdeğil
Yanıt gönderebilirsiniz değil
Eklenti gönderebilirsiniz değil
Mesaj düzenleyebilirsiniz değil

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:08 .


Telif Hakları vBulletin v3.5.4 © 2000-2018, ve
Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
Tercüme ve Tasarım : Arka & Bahce